Sanayicinin karşı karşıya kaldığı zorluklar gün geçtikçe artıyor. Korumacı politikalardan hammadde fiyatlarına, enerji maliyetlerinden tedarik sıkıntılarına kadar neredeyse her gün operasyonları sekteye uğratacak yeni sorunlar karşımıza çıkıyor. Küresel rekabette fiyat ve maliyet unsurlarına ek olarak artık enerji verimliliği, karbon ayak izi, dijital entegrasyon ve tedarik güvenilirliği gibi yeni kriterler de söz konusu… İşletmelerimiz yatırımlarını tüm bu zorlukları ve belirsizlikleri göğüsleyerek yapmaya çalışıyor. 

Türkiye sanayii, krizler konusunda çok deneyimli ve esnek... Bu sayede, gelişmiş ekonomilerin yüksek standartlarına ve regülasyonlarına bugüne kadar en hızlı uyum sağlayan ülkelerden biri olduk. İmalat kültürümüz oldukça güçlü bir temele sahip. Nitekim makine sektörümüzü, son yirmi yılda küresel ihracattaki payını oransal olarak en çok artıran aktörlerden biri yapmayı başardık. İhracatımızın büyük kısmını kalite beklentisi yüksek pazarlara yaparak, marka değerimizi yükseltmeyi de sürdürdük.  

Makine imalat sanayii tüm imalat ekosisteminin rekabet gücünü belirler. Bu alan; bir ülkenin teknolojik bağımsızlığını, mühendislik birikimini ve toplumsal refahını inşa eden en lokomotif sektördür. Sanayimize verimlilik kazandırırken yüksek teknolojik derinliğin de altyapısını oluşturur. Bu yapı, dijital ve yeşil dönüşümün de ana taşıyıcı kolonu konumundadır. Sektörümüz, üstlendiği bu kritik rolün bilinciyle geleceğin sanayi vizyonuna da yön verir.

Makine sektöründe niteliksel ve yapısal anlamda ciddi bir değişim yaşandı. Türkiye’nin makine sektöründe yarattığı yerli katma değer oranı, günümüzde Almanya ile aynı seviyeye ulaştı. Kilogram başına ortalama ihracat değerimiz artmaya devam ediyor. Bu veriler, Türkiye’nin Makinecileri’nin dünya sanayisindeki esnek ve stratejik konumunu uluslararası düzeyde teyit ediyor. Üretim ağlarıyla kurduğumuz derin teknik entegrasyon, bizi geleceğin sanayi mimarisini belirleyen anahtar bir çözüm ortağı haline getirdi. Bu gelişmeler, küresel değer zincirlerindeki vazgeçilmez yerimizi ve teknolojik gücümüzü daha da pekiştiriyor.

Makine İhracatçıları Birliği, 26 bini aşkın üyesi ile çeyrek asırlık kurumsal bir hafızayı temsil ediyor. “Türkiye’nin Makinecileri” markası altında küresel ticaretin ve teknolojik rekabetin en yoğun olduğu alanlarda öncü bir sorumluluk üstleniyor. “Türkiye’nin Makinecileri” olarak, bu zorlu ama heyecan verici yolda bizimle birlikte yürüyen tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz. Mühendislik alanındaki güçlü kültürüm ve birikimimizle, rekabet gücümüzü artırma ve sektörde fark yaratma hedefiyle yolumuza devam ediyoruz.
Saygılarımla,


Sevda Kayhan Yılmaz 
Yönetim Kurulu Başkanı 
Makine İhracatçıları Birliği